|
Çocuğunuzun, yavaş yavaş sizden uzaklaştığını, giderek arkadaşlarına benzediğini, odasında uzun saatler geçirip sizinle olan diyalogunun azaldığını gözlemliyor olabilirsiniz. Sizinle konuşurken ters cevaplar veriyor, hırçın tavırlar sergiliyor, söylediklerinize kulak asmıyor değil mi?
- Duygularının hızlı bir iniş çıkış gösterdiği
- Çabuk sevinip çabuk üzülen,
- Olur olmaz şeyleri sorun yapan,
- Tepkilerini önceden kestiremediğiniz,
- Çalışma düzeni bozulmuş olan çocuğunuzun,
Artık size ihtiyacı olmadığını, siz ne derseniz deyin onun kendi bildiğini okuduğunu, bu saatten sonra değişmeyeceğini düşünüyor olabilirsiniz. Dengeli ve uyumlu bir ilkokul çağı geçirmiş olan çocuğunuz güç beğenen ve çabuk tepki gösteren bir genç halini almış olabilir. Ama aslında çocuğunuz yeni deneyimler yaşarken, bunu bir çoğu itiraf etmekten kaçınsa da, sizi yanında görmek ister. Bazen şaşırtıcı derecede bir yetişkin gibi davranırken bazen de iki yaşında gibi davranabiliyorlar. Çünkü çoğunuz büyüyor ve ergenlik dönemine giriyor. Bu dönem değişmelerin en yoğun yaşandığı dönemdir. Ayrıca bu dönemde karakter şekillenmesi de başlar.
Çocuğunuz fiziksel anlamda;
- Yüzündeki sivilcelerin artması,
- Vücutta kıllanma ,
- Vücut kokusunun belirginleşmesi,
- Ter bezlerinin çalışmalarının artması,
- Görülen kansızlığın sürekli yorgunluğa yol açması , gibi değişiklikler yaşarken,
Bunların yanı sıra kız çocuklarında;
- omuzların yuvarlaklaşması ,
- göğüs ve kalçalarda deri altına toplanan yağ miktarının artması,
erkek çocuklarında ise;
- kol ve bacak kaslarının gelişmesi,
- göğüs kafesi ve omuzların gelişmesi,
- sesin kalınlaşması,
- yüzde bıyık ve sakalın çıkması, gibi değişikler de gözlenmektedir.
Ergenler bu fiziksel değişikliklerin yanı sıra zihinsel ve duygusal anlamda da değişiklik yaşarlar. Çocuğunuzu artık tanıyamadığınızı düşünmenize sebep olan durum , bu dönemde yaşadıkları ruhsal değişikliklerdir. Konuşmak istemiyorlar, yalnız kalmak istiyorlar, anlaşılamadıklarını düşünüyorlar, otoriteye karşı geliyorlar, kurallara uymama eğilimi gösteriyorlar, aşırı duygusal tepkiler veriyorlar , hayalperest oluyorlar, beğenilmek, kabul edilmek istiyorlar, sürekli sorgulama, şikayet etme, çekingenlik ve güvensizlik gibi davranışlar sergiliyorlar. Çocuğunuzun yaşadığı değişiklikleri fark etmeye ve uyum sağlamaya çalıştığı bu dönemde onu anlamaya çalışmalısınız. Sizin kendinizi onun yerine koymanız daha kolaydır. Çünkü siz de bir zamanlar ergendiniz. Ama onlar hiç anne baba olmadılar. Anne babanızla yaşadığınız tartışmaları hatırlayın ve onların yanlışlarına siz de düşmeyin.
Karakter şekillenmesi sürecinde farklı olmak ve bu farklılığını kabul ettirmek isteyen çocuğunuza karşı olan tutumunuz, ona nasihat etmek ve sürekli ne yapması gerektiğini söylemek yerine yaşayarak öğrenmesine izin vermek ve kontrolü, ona fark ettirmeden yapmak olmalıdır.Bu dönemde çocuklarınızı yargılamadan, sorgulamadan, eleştirmeden dinlemelisiniz. Çok fazla eleştiri çocuğun sizinle konuşmamasına, kendi içine dönmesine neden olur. Eğer onları kayıtsız şartsız dinlerseniz çocuklarınız, yaşadıkları sorunları size açmada zorlanmazlar. Yaşadıklarını sizinle paylaşırlar. Siz de onlara sorunlarını çözmeleri için destek olabilirsiniz.
|